OKUL ÖNCESİ EĞİTİM VE ÖNEMİ
OKUL
ÖNCESİ EĞİTİM VE ÖNEMİ
Okul öncesi
eğitim; çocuğun doğduğu günden temel eğitime başladığı güne kadar geçen
sıfır-altı yaş arasındaki dönemi kapsayan ve çocukların daha sonraki
yaşamlarında çok önemli bir yeri olan; bedensel, psikomotor, sosyal-duygusal,
zihinsel ve dil gelişimlerinin büyük ölçüde tamamlandığı, bu doğrultuda
kişiliğin şekillendiği ‘’Erken Çocukluk Çağı’’ diye de adlandırılan gelişim ve
eğitim süreci olarak tanımlanabilir.
Okul öncesi eğitim ailede ve kurumlarda verilmektedir.
Başlangıçta çocuğun gelişiminde aile ve çevresi birinci derecede etkili olmakla
birlikte daha sonraki yıllarda aile çevresi çocuğun tüm gelişim ihtiyaçlarını
karşılamada yetersiz kalabilir. Bu durumda devreye, çocukların yaşıtlarıyla kendi
çevrelerini oluşturup gelişimlerini en sağlıklı, en doğal biçimde
yaşayabilecekleri bir ortam sağlayan okul öncesi eğitim kurumları girmektedir.
Okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan programlar çocuğa sunulan ortam
planlı, sistemli, çocukların yaş ve gelişim özelliklerini destekleyici
nitelikte olduğundan kurumlarda verilen okul öncesi eğitim önem taşır.
Okul öncesi eğitim
çocuğun, kendi bedensel yapısını tanıması, özbakım ihtiyaçlarını karşılayabilmesi
ve vücudunu etkin bir biçimde kullanabilmesine yardımcı olur.
Toplumsal gelişim
açısından bakıldığında çocuğun bireysel yeteneklerine, ilgi, ihtiyaç ve gelişim
düzeylerine uygun hazırlanan programlar aracılığıyla sunulan etkinliklerde;
grup içine katılmasında, sağlıklı ilişkiler kurmasında, günlük yaşamdaki
gerekli kurları öğrenerek temel alışkanlıklar kazanmasında, kendine ve
başkalarına olumlu tavır geliştirmesinde okul öncesi eğitim önemli rol oynar.
Bu etkinliklerde çocuklar ayrıca, paylaşma, yardımlaşma, dayanılma gibi sosyal
becerileri de kazanırlar.
Okul öncesi
eğitim; çocuğun cinsel kimliğini kazanarak, benlik kavramını geliştirmesini ve
kendini ifade etmesine fırsat verecek ortamlar hazırlayarak özdenetimini
geliştirmesini ve kendine güvenli bağımsız bir kişilik kazanmasını destekler.
Ayrıca, çevre
uyarıcıları sunarak çocuğun akıl yürütme yeteneğini, yaratıcılığını ve hayal
gücünün gelişimini sağlamada Okul öncesi eğitim etkilidir.
Okul öncesi
eğitim, çocuğun çevresindeki kişilerle sağlıklı sağlıklı iletişim kurmasına,
duygu ve düşüncelerini karşısındakine rahatlıkla ifade edebilmesine fırsat
vererek dil becerilerini geliştirir.
Okul öncesi
eğitim, elverişsiz çevre koşulları nedeniyle eğitimden yoksun kalan çocukların
olumsuzluklarından etkilenmelerini engelleyerek, onlara da diğer çocuklarla
eşit eğitim olanakları sağlar.
Sonuç olara; iyi
hazırlanmış eğitim programları aracılığıyla verilen okul öncesi eğitim,çocuğun
sağlıklı kişilik geliştirmesini sağlayarak çevreye uyumunu kolaylaştırır ve onu
gelecekteki yaşamına hazırlar.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN AMAÇLARI
Okul öncesi
eğitiminin amaç ve görevleri, milli eğitimin genel amaçlarına ve temel
ilkelerine uygun olarak;
1) Çocukların beden,
zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını sağlamak,
2) Onları
ilköğretime hazırlamak,
3) Şartları
elverişsiz çevrelerden ve ailelerden gelen çocuklar için ortak bir yetiştirme
ortamı yaratmak,
4) Çocukların
Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamaktır.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN TEMEL İLKELERİ
Okul öncesi dönem yaşamın temelidir. Bu dönemde öğrenme
hızı çok yüksektir. Bir yaş grubunun genel gelişim özellikleri o yaş grubundaki
tüm çocuklar için ortaktır; ancak her çocuğun kendine özgü olduğu da
unutulmamalıdır. Okul öncesi eğitim bazı ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkeler
şunlardır;
1) Okul öncesi
eğitim çocuğun gereksinimlerine ve bireysel farklılıklarına uygun olmalıdır.
2) Okul öncesi
eğitim çocuğun psikomotor, sosyal-duygusal, dil ve bilişsel gelişimini
desteklemeli, özbakım becerilerini kazandırmalı ve onu ilköğretime hazır duruma
getirmelidir.
3) Okul öncesi
eğitim kurumlarında çocukların gereksinimlerini karşılamak amacıyla demokratik
eğitim anlayışına uygun eğitim ortamları hazırlanmalıdır.
4) Etkinlikler
düzenlenirken çocukların ilgi ve gereksinimlerinin yanı sıra çevrenin ve okulun
olanakları da göz önünde bulundurulmalıdır.
5) Eğitim sürecinde
çocuğun bildiklerinden başlanmalı ve deneyerek öğrenmesine olanak tanınmalıdır.
6) Çocukların
Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmalarına gereken önem verilmelidir.
7) Okul öncesi
dönemde verilen eğitim ile çocukların sevgi, saygı, işbirliği, sorumluluk,
hoşgörü, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma duygu ve davranışları
geliştirilmelidir.
8) Eğitim, çocuğun
kendine saygı ve güven duymasını sağlamalı, ona öz denetim kazandırmalıdır.
9) Oyun bu yaş
grubundaki çocuklar için en uygun öğrenme yöntemidir. Tüm etkinlikler oyun
temelli düzenlenmelidir.
10) Çocuklarla
iletişimde, onların kişiliğini zedeleyici şekilde davranmamalı, baskı ve
kısıtlamalara yer verilmemelidir.
11) Çocukların bağımsız
davranışlar geliştirmesi desteklenmeli, yardıma gereksinim duyduklarında
yetişkin desteği, rehberliği ve güven verici yakınlığı sağlanmalıdır.
12) Çocukların
kendilerinin ve başkalarının duygularını fark etmesi desteklenmelidir.
13) Çocukların hayal
güçleri, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerileri, iletişim kurma ve
duygularını anlatabilme davranışları geliştirilmelidir.
14) Programlar
hazırlanırken aile ve içinde bulunulan çevrenin özellikleri dikkate
alınmalıdır.
15) Eğitim sürecine
çocuğun ve ailenin etkin katılımı sağlanmalıdır.
16) Okul öncesi
eğitimde çocuğun gelişimi ve okul öncesi eğitim programı düzenli olarak
değerlendirilmelidir.
17) Okul öncesi
eğitimde değerlendirme sonuçları çocukların, öğretmenin ve programın
geliştirilmesi amacıyla etkin olarak kullanılmalıdır.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN
TARİHÇESİ
Dünyada okul öncesi eğitim: Okul öncesi eğitim kavramı, çocuk gelişimi alanındaki ilk
çalışmalarla birlikte ortaya çıkmıştır. Çocuk gelişimi konusunda ilk
çalışmaları yapanlar tıp doktorları ve sosyal reformcular olmuştur.
Johann
Pestalozzi’nin 1774 yılında; kendi çocuğu üzerindeki gözlemlerine dayanarak
yaptığı çalışma, çocuk gelişimi ile ilgili ilk bilimsel kayıt olarak kabul
edilmektedir.
Okul öncesi
eğitimin gerekliliğine inanan Alman eğitimci Friedrich Wilhelm Froebel’dir.
Froebel, 1840 yılında Almanya’da ‘’Kindergarten’’ (Çocuk Bahçesi) adını verdiği
ilk anaokulunu açmıştır.
Çocuk eğitimi
konusunda büyük katkılarda bulunan İtalyan eğitimci Maria Montessori zihinsel
engelli çocuklarla ilgilenmiş ve uyguladığı yöntemlerle normal çocukların
gelişiminde de daha iyi sonuçlar alınabileceğini savunmuştur. Roma’da 1907’de
ilk ‘’Çocuk Evi’’ni açmıştır.
Froebel ve
Montessori’den sonra diğer ülkelerde de Okul Öncesi kurumları açılmaya başlamıştır.İlk
‘’yuva’’ 1911’de Londra’da açılmıştır.
Amerida’da Arnold
Gesell ve arkadaşlarının 1920-1930 yılları arasında yaptığı çalışmalar,
çocuklardaki fiziksel ve motor gelişim aşamalarına dikkati çekmiştir. Harriat
Johnson, okul öncesi eğitiminde, fiziksel gelişim için gerekli araç ve
gereçlerin çeşitleri üzerinde yeni öneriler getirmiştir.
Türkiye’de
Okul Öncesi Eğitim:Türkiye’de Cumhuriyet
döneminden önce küçük yaştaki çocukların eğitimi ile ilgili çalışmalar 15.
yüzyılda, Fatih Sultan Mehmet zamanına kadar uzanır. Bu dönemde vakıflar
aracılığı ile kurulan, eğitim kurumları arasında yer alan ‘’Sıbyan Okulları’’
bir anlamda okul öncesi eğitim kurumlarının ilk örnekleri sayılabilirler.
Osmanlı döneminde yerli halk için olmamakla birlikte azınlıklar ve yabancılar
için büyük kentlerde anaokullarının açıldığı görülür.
1913-1917 yılları
arasında İmparatorluk sınırları içerisinde resmi anaokulları açılmıştır.
Emrullah
Efendi’nin nazırlığında 1913 yılında çıkarılan ‘’Tedrisat-ı İptidaiye Kanunu
Muvakkatı’’ (Geçici İlköğretim Kanunu) ile anaokullarının ülkenin her yerine
yaygınlaştırılması emredilmiştir. Bu kanunda Ana Mektepleri ve Sıbyan
Sınıfları’nın ilköğretime bağlı olduğu belirtilmiştir.
Cumhuriyet ilan
edildiği tarihte, yaklaşık 80 anaokulu bulunuyordu.
1927-1928 öğretim
yılında Ankara’da öğretim süresi iki yıl olan Ana Öğretmen Okulu açılmıştır.
1930-1931 yılına kadar faaliyet gösteren bu okul da kapatılmıştır.
1992 yılında 3797
sayılı kanunla Merkez Teşkilatı bünyesinde yeni bir birim olarak ‘’Okul Öncesi
Eğitimi Genel Müdürlüğü’’ kurulmuştur.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARI
1)
Kreş = 0 – 2 yaş
2)
Yuva = 2 – 3 yaş
3)
Anaokulu = 3 – 4 yaş
4)
Anasınıfı = 5 - 6
yaş
KURULUŞ
AMAÇLARINA GÖRE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM
KURUMLARININ ÇEŞİTLERİ
1)
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul öncesi eğitim
kurumları;
a) Bağımsız
anaokulları
b) İlköğretim
bünyesindeki anasınıfları
c) Kız Meslek
Liseleri bünyesindeki uygulama anaokulları ve anasınıfları
2)
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı okul
öncesi eğitim kurumları:
a) Çocuk yuvaları
b) Çocuk bakımevleri
c) Çocuk kulüpleri
d) Çocuk evleri
3)
Üniversitelerin bünyelerindeki okul öncesi eğitim kurumları
4)
Çalışma Bakanlığına bağlı okul öncesi eğitim kurumları
5)
Vakıf, dernek ve kooperatiflere bağlı okul öncesi eğitim
kurumları
OKUL
ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDA BİNA ÖZELLİKLERİ
1)
Binanın Yeri:
İyi bir okul öncesi eğitim kurumunun yeri şu
özellikleri taşımalıdır:
- Okul binası ulaşımı kolay ve merkezi
bir yerde bulunmalıdır.
- Okul binasının çevresinde çocuklar
için tehlikeli olabilecek çukurlar, uçurumlar bulunmamalı, toprağı nemli
kaygan olmamalıdır.
- Okul binasının çevresi açık ve
havalandırması kolay olmalı, binanın yakınında çevrenin havasını bozacak
ve sağlığa zarar verecek tesisler bulunmamalıdır.
- Bina gürültüden uzak, sessiz ve sakin
bir yerde olmalıdır.
- Binanın yakınında trafik akışına uygun
gerekli önlemler alınmış olmalıdır.
- Okul binasının kurulacağı yerin
büyüklüğüne çocuk sayısı dikkate alınarak karar verilmelidir.
2) Yapı
Özellikleri:
Okul öncesi eğitim kurumlarının yapı
özellikleri aşağıda sıralanmıştır:
- Binanın çevresi duvar veya parmaklıkla
çevrili olmalıdır.
- Çocukların düşmemesi, herhangi bir
tehlike duruma neden olmaması ve çocukların inip çıkarken çok fazla zorlanmamaları
için bina tek katlı veya en fena iki katlı olmalıdır.
- Bina içinde su ve kanalizasyon
tesisatının sağlık koşullarına uygun olmasına dikkat edilmelidir.
- Binada ısıtma ve havalandırma tesisatı
bulunmalıdır.
- Bina bölgenin iklim koşullarına uygun
olarak yapılmalıdır.duvar, pencere, kapı, tavan, çatı yapıları sağlık ve
güvenlik koşullarına uygun özellikler taşımalıdır.
- Binanın tavan yüksekliği üç-üç buçuk
metre olmalıdır. Tavanın çok yüksek olması ekonomik ve akustik yönden
uygun olmamaktadır. Isıtılması ise güç olmaktadır.
- Binanın tavanı açık renk bir boyayla
boyanmalıdır.
- Duvarlar kolay temizlenebilir yağlı
boya veya yıkanabilir duvar kağıtları ile kaplanmalıdır.
- Duvarlar ses ve ısı kaybına karşı
yalıtımlı olmalıdır.
- Duvarlarda kullanım amacına göre yumuşak
ve dinlendirici pastel renkler veya yerine göre canlı ve parlak renkler
kullanılmalıdır.
3) Binanın
Bölümleri Ve Özellikleri:
Okul öncesi eğitim kurumu olarak düzenlenen
bina şu bölümlerden oluşmalıdır:
A) GİRİŞ: Ön girişte, çocukların binaya gelişleri ve gidişleri için
saçaklı ve korunmalı bir kapı bulunmalıdır. Böyle bir kapı, çocukların yağmurlu
ve karlı havalarda geliş ve gidişlerinde korunmalarını sağlar. Girişte,
çocukların ailelerini, ailelerin çocukları bekleyeceği bir salon olmalıdır.
Binanın girişi hoş görünür bir şekilde düzenlenmeli ve oyun odasına doğrudan
giriş olmalıdır.
B) BÜRO: okul öncesi eğitim müdürü için büro bulunmalı. Bu büroda
yönetim işleriyle ilgili evrak ve dosyaları koymak için yeteri kadar dolap,
sandalye ve masa bulunmalıdır.
C) OYUN ODALARI: Binada, çocuk sayısına uygun bir şekilde düzenlenmiş oyun
odaları bulunmalıdır. Oyun odalarının büyüklüğü binadan binaya değişiklik
gösterebilir. Ancak oyun odasının büyük olması tercih edilen bir özelliktir. Bu
özellikteki oyun odası çocukların rahat hareket etmelerini sağlar. Çevre
uyarıcıları bu alanda istenilen şekilde düzenlenir. Çeşitli etkinliklerin
yapılmasına imkan sağlar. Oyun odalarından bahçeye kolayca çıkılmalıdır. Oyun
odasının yakınında duvara sabitleştirilmiş her çocuk için vestiyer
bulunmalıdır.
D) DİNLENME ODASI: Oyun odasını yanında, dinlenme ve uyku için gerekli
yatakların bulunduğu bölümdür. Uyku ve dinlenme için ayrı bir bölümün bulunması
şart değildir.
E) MUTFAK: Sağlık kurallarına uygun, çocuk sayısının ihtiyacını
karşılayacak büyüklükte bir mutfak olmalıdır.
F) TUVALET VE LAVABO: Binada çocukların sayısına be boylarına uygun tuvalet ve
lavabolar bulunmalıdır. Tuvalet ve lavabolara oyun odasından kolayca
geçilebilmelidir. Okul öncesi eğitim kurumundaki personele ait tuvalet ve
lavabolar da bulunmalıdır.
G) DEPO: Okul öncesi eğitim kurumlarında araç-gereçlerin konulduğu
genel bir depo ile her oyun odasına ait bir depo bulunmalıdır.
4) Bahçe
Düzeni:
Bahçe çocuklar
açısından okul öncesi eğitim kurumlarının en önemli bölümlerinden biridir. Açık
hava oyunları çocuğun gelişiminde etkin rol oynamaktadır. Bu nedenle bahçenin
iyi düzenlenmiş olmasına ve iyi seçilmiş araç gereçlerle donatılmasına dikkat
edilmelidir. İdeal bir bahçenin büyüklüğü kurum binasının kapladığı alanın en
az iki katı büyüklüğünde olmalıdır. Bahçenin büyüklüğünde çocuk sayısı da
dikkate alınmalıdır.
Bahçece çim alanlar, ekime uygun toprak alanlar, beton yollar ve kum
havuzu ve ağaçlar bulunmalıdır.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDA GÖREVLİ PERSONEL
Okul öncesi eğitimde personel önemli bir yer tutar.
Eğitimde başarının sağlanmasında personele büyük görevler düşer.
A)Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Bulunması Gerekli
Personelin Özellikleri,
Görev ve Sorumlulukları:
Okul öncesi eğitim kurumlarında görevlendirilecek
personelin sayısı ve çeşidi okulun büyüklüğüne, fiziksel koşullarına, araç
gereçlerin kullanım kolaylığı ya da zorluğuna göre farklılık gösterir.
Genellikle okul öncesi eğitim kurumlarında şu personel görev yapar:
1) Yönetici
2) Öğretmen
3) Yardımcı Öğretmenler
4) Sağlık Personeli
5) Sosyal Hizmet
Görevlisi
6) Memur
7) Hizmetli
8) Ahçı
1) YÖNETİCİ: Okul öncesi eğitim kurumunun tüm çalışmalarından ve
gelişiminden sorumlu kişidir. Okul etkinliklerinin ana hedefe ulaşması,
yöneticinin bilgi, deneyim ve sağduyusu ile beslenen otoritesiyle elde
edilebilir. Kurum yöneticisi, bu alanda yüksek öğrenim görmüş olmalı ya da
deneyimli öğretmenler arasından seçilmelidir.
İyi bir yöneticinin özellikleri ve görevleri
şu şekilde sıralanabilir:
- Alanında gerekli akademik kariyere
sahip olmalı,
- Ruh ve beden sağlığı yerinde olmalı,
- Bilgili ve kültürlü olmalı, okul
öncesi eğitim öğretmenlerinin kişisel gelişimlerine katkıda bulunmalı,
- Öğretmenlerin gereksinimlerini anlayıp
değerlendirmeli, onlara karşı saygı duymalı, sevmeli,
- Konusu ile ilgili yayınları izlemeli,
öğretmenlerine örnek olmalı,
- Diğer yöneticiler ile diyalog halinde
olmalı,
- Demokrat ve hoşgörülü olmalı,
- Çocukların bireysel özellik ve
ihtiyaçlarına ağırlık veren bir ortamın yaratılmasını sağlamalı,
- Personelin sorunlarına anlayışla
yaklaşmalı, çözüm bulmalı, herkesin görevini severek yapabilmesi için
mutlu bir ortam hazırlamalı,
- Okul öncesi eğitim için belirli
aralıklarla okulun işleyişi ve öğrencilerle ilgili toplantılar
düzenlemeli,
- Okul-aile işbirliğinin sağlıklı
yürüyebilmesi için gerekli ortamı sağlayabilmeli,
- Okul öncesi eğitimde uygulanacak
plan-program denetlenmeli, gerekli düzeltmeler yapmalı,
- Günlük çalışmaların düzenli ve
zamanında yapılması için tüm personelin birbirini destekleyecek biçimde
çalışmasını sağlamalı,
- Her konuda dikkatli ve uyanık olmalı,
- Davranış biçimi ile çalışanlara ve
çocuklara örnek olmalı,
- Yetkilerinin ve sorumluluklarının
bilincinde olmalıdır.
2) ÖĞRETMEN: Okul öncesi öğretmeni gruplardaki çocuklara en yakın ,
okulun
öğretim ve eğitiminin sorumlu kişidir. Çocuk
için öğretmen öğreten, seven, dostluk gösteren, kısacası günün büyük bir
bölümünde kendisinin ve arkadaşlarının ihtiyaçlarını yerine getirmek için
çalışan bir insandır. Öğretmen öğrenim sürecinin temel öğesidir. Okul
eğitimcilerin kalitesi ile orantılı olarak değer taşır. Öğretmen bilgilerinin
sürekli yenilemeli ve zenginleştirmelidir. Öğretmen çocukla oynayan, şarkı
söyleyen, sevinen, üzülen bir arkadaş olmalıdır. Öğretmen çocuk için model
teşkil ettiğinden, görünümüne, davranışlarına ve düşüncelerine dikkat
etmelidir. Öğretmen sınıf içinde olumlu modeller sergilemeli, olumsuz modelleri
ise görmemezlikten gelmelidir.
Okul
öncesi eğitim kurumlarının görevleri arasında yer alan aileye destek
çalışmalarında öğretmen etkili olmaktadır. Okul öncesi eğitim öğretmeni,
çocuğun aile dışında karşılaştığı ilk yetişkindir.
Okul
öncesi eğitim etkinliklerinin amaçlarına ulaşması, herkesten ve her şeyden daha
çok öğretmenin kişilik yapısına, öğretim teknikleri konusundaki bilgisine ve bu
teknikleri uygulayışındaki esnek tutuma bağlıdır. Öğretmen okul öncesi eğitim
konusunda yüksek öğretim görmüş olmalıdır.
Öğretmenin
özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
- Mesleğini bilinçli olarak seçmeli,
- Mesleki bilgiye sahip olmalı,
- Sabırlı, şefkatli, canlı, hareketli,
güler yüzlü, sevecen ve ilgili olmalı,
- Çocukları, insanları sevmeli, ruh ve
beden sağlığı yerinde olmalı,
- Çocukların ilgi ve ihtiyaçlarını, yaş
ve gelişim özelliklerini bilmeli,
- Genel kültür bilgisine sahip olmalı,
- Yeniliğe ve değişikliğe açık olmalı,
- Diğer okullardaki öğretmenlerle
iletişim içinde olmalı,
- Özel eğitime muhtaç çocukları
belirlemeli ve bunların eğitimi için ilgililerle işbirliği yapmalı,
- Türkçeyi doğru ve güzel konuşup
yazmalı,
- İnsan ilişkilerinde başarılı olmalı,
- Çocukları, gelecekte yaratıcı,
araştırıcı, çalışmayı seven bireyler olması için desteklemeli,
- Çocukların gelişim düzeylerine uygun
program hazırlamalı ve uygulamalı, programın sonuçlarına göre uygun
gelişimsel değerlendirmeler yapabilmeli,
- Düzenli ve tertipli olmalı,
- Yaratıcı olmalı,
- Ailelerle işbirliği içinde olmalı,
- Alanı ile ilgili yayınları takip
etmeli, seminer ve kurslara katılmalı,
- Öğrencileri tanıma tekniklerini iyi
bilmeli, gerekli dosyaları tutmalı ve sonuçlandırmalı,
- Çocukta güven duygusunu
geliştirebilmeyi, çocuğun olumlu benlik geliştirmesini desteklemelidir.
3) YARDIMCI ÖĞRETMEN: Yardımcı öğretmenin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
- Çocukları sevmeli,
- Öğretmene her fırsatta yardımcı
olmalı,
- Çocuklara kendisini kabul
ettirebilmeli,
- Öğretmen-idareci ve diğer personelle iyi
ilişkiler içinde bulunmalı,


0 yorum yazılmıştır