OKUL
ÖNCESİ EĞİTİM VE ÖNEMİ
Okul öncesi
eğitim; çocuğun doğduğu günden temel eğitime başladığı güne kadar geçen
sıfır-altı yaş arasındaki dönemi kapsayan ve çocukların daha sonraki
yaşamlarında çok önemli bir yeri olan; bedensel, psikomotor, sosyal-duygusal,
zihinsel ve dil gelişimlerinin büyük ölçüde tamamlandığı, bu doğrultuda
kişiliğin şekillendiği ‘’Erken Çocukluk Çağı’’ diye de adlandırılan gelişim ve
eğitim süreci olarak tanımlanabilir.
Okul öncesi eğitim ailede ve kurumlarda verilmektedir.
Başlangıçta çocuğun gelişiminde aile ve çevresi birinci derecede etkili olmakla
birlikte daha sonraki yıllarda aile çevresi çocuğun tüm gelişim ihtiyaçlarını
karşılamada yetersiz kalabilir. Bu durumda devreye, çocukların yaşıtlarıyla kendi
çevrelerini oluşturup gelişimlerini en sağlıklı, en doğal biçimde
yaşayabilecekleri bir ortam sağlayan okul öncesi eğitim kurumları girmektedir.
Okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan programlar çocuğa sunulan ortam
planlı, sistemli, çocukların yaş ve gelişim özelliklerini destekleyici
nitelikte olduğundan kurumlarda verilen okul öncesi eğitim önem taşır.
Okul öncesi eğitim
çocuğun, kendi bedensel yapısını tanıması, özbakım ihtiyaçlarını karşılayabilmesi
ve vücudunu etkin bir biçimde kullanabilmesine yardımcı olur.
Toplumsal gelişim
açısından bakıldığında çocuğun bireysel yeteneklerine, ilgi, ihtiyaç ve gelişim
düzeylerine uygun hazırlanan programlar aracılığıyla sunulan etkinliklerde;
grup içine katılmasında, sağlıklı ilişkiler kurmasında, günlük yaşamdaki
gerekli kurları öğrenerek temel alışkanlıklar kazanmasında, kendine ve
başkalarına olumlu tavır geliştirmesinde okul öncesi eğitim önemli rol oynar.
Bu etkinliklerde çocuklar ayrıca, paylaşma, yardımlaşma, dayanılma gibi sosyal
becerileri de kazanırlar.
Okul öncesi
eğitim; çocuğun cinsel kimliğini kazanarak, benlik kavramını geliştirmesini ve
kendini ifade etmesine fırsat verecek ortamlar hazırlayarak özdenetimini
geliştirmesini ve kendine güvenli bağımsız bir kişilik kazanmasını destekler.
Ayrıca, çevre
uyarıcıları sunarak çocuğun akıl yürütme yeteneğini, yaratıcılığını ve hayal
gücünün gelişimini sağlamada Okul öncesi eğitim etkilidir.
Okul öncesi
eğitim, çocuğun çevresindeki kişilerle sağlıklı sağlıklı iletişim kurmasına,
duygu ve düşüncelerini karşısındakine rahatlıkla ifade edebilmesine fırsat
vererek dil becerilerini geliştirir.
Okul öncesi
eğitim, elverişsiz çevre koşulları nedeniyle eğitimden yoksun kalan çocukların
olumsuzluklarından etkilenmelerini engelleyerek, onlara da diğer çocuklarla
eşit eğitim olanakları sağlar.
Sonuç olara; iyi
hazırlanmış eğitim programları aracılığıyla verilen okul öncesi eğitim,çocuğun
sağlıklı kişilik geliştirmesini sağlayarak çevreye uyumunu kolaylaştırır ve onu
gelecekteki yaşamına hazırlar.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN AMAÇLARI
Okul öncesi
eğitiminin amaç ve görevleri, milli eğitimin genel amaçlarına ve temel
ilkelerine uygun olarak;
1) Çocukların beden,
zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını sağlamak,
2) Onları
ilköğretime hazırlamak,
3) Şartları
elverişsiz çevrelerden ve ailelerden gelen çocuklar için ortak bir yetiştirme
ortamı yaratmak,
4) Çocukların
Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamaktır.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN TEMEL İLKELERİ
Okul öncesi dönem yaşamın temelidir. Bu dönemde öğrenme
hızı çok yüksektir. Bir yaş grubunun genel gelişim özellikleri o yaş grubundaki
tüm çocuklar için ortaktır; ancak her çocuğun kendine özgü olduğu da
unutulmamalıdır. Okul öncesi eğitim bazı ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkeler
şunlardır;
1) Okul öncesi
eğitim çocuğun gereksinimlerine ve bireysel farklılıklarına uygun olmalıdır.
2) Okul öncesi
eğitim çocuğun psikomotor, sosyal-duygusal, dil ve bilişsel gelişimini
desteklemeli, özbakım becerilerini kazandırmalı ve onu ilköğretime hazır duruma
getirmelidir.
3) Okul öncesi
eğitim kurumlarında çocukların gereksinimlerini karşılamak amacıyla demokratik
eğitim anlayışına uygun eğitim ortamları hazırlanmalıdır.
4) Etkinlikler
düzenlenirken çocukların ilgi ve gereksinimlerinin yanı sıra çevrenin ve okulun
olanakları da göz önünde bulundurulmalıdır.
5) Eğitim sürecinde
çocuğun bildiklerinden başlanmalı ve deneyerek öğrenmesine olanak tanınmalıdır.
6) Çocukların
Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmalarına gereken önem verilmelidir.
7) Okul öncesi
dönemde verilen eğitim ile çocukların sevgi, saygı, işbirliği, sorumluluk,
hoşgörü, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma duygu ve davranışları
geliştirilmelidir.
8) Eğitim, çocuğun
kendine saygı ve güven duymasını sağlamalı, ona öz denetim kazandırmalıdır.
9) Oyun bu yaş
grubundaki çocuklar için en uygun öğrenme yöntemidir. Tüm etkinlikler oyun
temelli düzenlenmelidir.
10) Çocuklarla
iletişimde, onların kişiliğini zedeleyici şekilde davranmamalı, baskı ve
kısıtlamalara yer verilmemelidir.
11) Çocukların bağımsız
davranışlar geliştirmesi desteklenmeli, yardıma gereksinim duyduklarında
yetişkin desteği, rehberliği ve güven verici yakınlığı sağlanmalıdır.
12) Çocukların
kendilerinin ve başkalarının duygularını fark etmesi desteklenmelidir.
13) Çocukların hayal
güçleri, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerileri, iletişim kurma ve
duygularını anlatabilme davranışları geliştirilmelidir.
14) Programlar
hazırlanırken aile ve içinde bulunulan çevrenin özellikleri dikkate
alınmalıdır.
15) Eğitim sürecine
çocuğun ve ailenin etkin katılımı sağlanmalıdır.
16) Okul öncesi
eğitimde çocuğun gelişimi ve okul öncesi eğitim programı düzenli olarak
değerlendirilmelidir.
17) Okul öncesi
eğitimde değerlendirme sonuçları çocukların, öğretmenin ve programın
geliştirilmesi amacıyla etkin olarak kullanılmalıdır.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN
TARİHÇESİ
Dünyada okul öncesi eğitim: Okul öncesi eğitim kavramı, çocuk gelişimi alanındaki ilk
çalışmalarla birlikte ortaya çıkmıştır. Çocuk gelişimi konusunda ilk
çalışmaları yapanlar tıp doktorları ve sosyal reformcular olmuştur.
Johann
Pestalozzi’nin 1774 yılında; kendi çocuğu üzerindeki gözlemlerine dayanarak
yaptığı çalışma, çocuk gelişimi ile ilgili ilk bilimsel kayıt olarak kabul
edilmektedir.
Okul öncesi
eğitimin gerekliliğine inanan Alman eğitimci Friedrich Wilhelm Froebel’dir.
Froebel, 1840 yılında Almanya’da ‘’Kindergarten’’ (Çocuk Bahçesi) adını verdiği
ilk anaokulunu açmıştır.
Çocuk eğitimi
konusunda büyük katkılarda bulunan İtalyan eğitimci Maria Montessori zihinsel
engelli çocuklarla ilgilenmiş ve uyguladığı yöntemlerle normal çocukların
gelişiminde de daha iyi sonuçlar alınabileceğini savunmuştur. Roma’da 1907’de
ilk ‘’Çocuk Evi’’ni açmıştır.
Froebel ve
Montessori’den sonra diğer ülkelerde de Okul Öncesi kurumları açılmaya başlamıştır.İlk
‘’yuva’’ 1911’de Londra’da açılmıştır.
Amerida’da Arnold
Gesell ve arkadaşlarının 1920-1930 yılları arasında yaptığı çalışmalar,
çocuklardaki fiziksel ve motor gelişim aşamalarına dikkati çekmiştir. Harriat
Johnson, okul öncesi eğitiminde, fiziksel gelişim için gerekli araç ve
gereçlerin çeşitleri üzerinde yeni öneriler getirmiştir.
Türkiye’de
Okul Öncesi Eğitim:Türkiye’de Cumhuriyet
döneminden önce küçük yaştaki çocukların eğitimi ile ilgili çalışmalar 15.
yüzyılda, Fatih Sultan Mehmet zamanına kadar uzanır. Bu dönemde vakıflar
aracılığı ile kurulan, eğitim kurumları arasında yer alan ‘’Sıbyan Okulları’’
bir anlamda okul öncesi eğitim kurumlarının ilk örnekleri sayılabilirler.
Osmanlı döneminde yerli halk için olmamakla birlikte azınlıklar ve yabancılar
için büyük kentlerde anaokullarının açıldığı görülür.
1913-1917 yılları
arasında İmparatorluk sınırları içerisinde resmi anaokulları açılmıştır.
Emrullah
Efendi’nin nazırlığında 1913 yılında çıkarılan ‘’Tedrisat-ı İptidaiye Kanunu
Muvakkatı’’ (Geçici İlköğretim Kanunu) ile anaokullarının ülkenin her yerine
yaygınlaştırılması emredilmiştir. Bu kanunda Ana Mektepleri ve Sıbyan
Sınıfları’nın ilköğretime bağlı olduğu belirtilmiştir.
Cumhuriyet ilan
edildiği tarihte, yaklaşık 80 anaokulu bulunuyordu.
1927-1928 öğretim
yılında Ankara’da öğretim süresi iki yıl olan Ana Öğretmen Okulu açılmıştır.
1930-1931 yılına kadar faaliyet gösteren bu okul da kapatılmıştır.
1992 yılında 3797
sayılı kanunla Merkez Teşkilatı bünyesinde yeni bir birim olarak ‘’Okul Öncesi
Eğitimi Genel Müdürlüğü’’ kurulmuştur.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARI
1)
Kreş = 0 – 2 yaş
2)
Yuva = 2 – 3 yaş
3)
Anaokulu = 3 – 4 yaş
4)
Anasınıfı = 5 - 6
yaş
KURULUŞ
AMAÇLARINA GÖRE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM
KURUMLARININ ÇEŞİTLERİ
1)
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul öncesi eğitim
kurumları;
a) Bağımsız
anaokulları
b) İlköğretim
bünyesindeki anasınıfları
c) Kız Meslek
Liseleri bünyesindeki uygulama anaokulları ve anasınıfları
2)
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı okul
öncesi eğitim kurumları:
a) Çocuk yuvaları
b) Çocuk bakımevleri
c) Çocuk kulüpleri
d) Çocuk evleri
3)
Üniversitelerin bünyelerindeki okul öncesi eğitim kurumları
4)
Çalışma Bakanlığına bağlı okul öncesi eğitim kurumları
5)
Vakıf, dernek ve kooperatiflere bağlı okul öncesi eğitim
kurumları
OKUL
ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDA BİNA ÖZELLİKLERİ
1)
Binanın Yeri:
İyi bir okul öncesi eğitim kurumunun yeri şu
özellikleri taşımalıdır:
- Okul binası ulaşımı kolay ve merkezi
bir yerde bulunmalıdır.
- Okul binasının çevresinde çocuklar
için tehlikeli olabilecek çukurlar, uçurumlar bulunmamalı, toprağı nemli
kaygan olmamalıdır.
- Okul binasının çevresi açık ve
havalandırması kolay olmalı, binanın yakınında çevrenin havasını bozacak
ve sağlığa zarar verecek tesisler bulunmamalıdır.
- Bina gürültüden uzak, sessiz ve sakin
bir yerde olmalıdır.
- Binanın yakınında trafik akışına uygun
gerekli önlemler alınmış olmalıdır.
- Okul binasının kurulacağı yerin
büyüklüğüne çocuk sayısı dikkate alınarak karar verilmelidir.
2) Yapı
Özellikleri:
Okul öncesi eğitim kurumlarının yapı
özellikleri aşağıda sıralanmıştır:
- Binanın çevresi duvar veya parmaklıkla
çevrili olmalıdır.
- Çocukların düşmemesi, herhangi bir
tehlike duruma neden olmaması ve çocukların inip çıkarken çok fazla zorlanmamaları
için bina tek katlı veya en fena iki katlı olmalıdır.
- Bina içinde su ve kanalizasyon
tesisatının sağlık koşullarına uygun olmasına dikkat edilmelidir.
- Binada ısıtma ve havalandırma tesisatı
bulunmalıdır.
- Bina bölgenin iklim koşullarına uygun
olarak yapılmalıdır.duvar, pencere, kapı, tavan, çatı yapıları sağlık ve
güvenlik koşullarına uygun özellikler taşımalıdır.
- Binanın tavan yüksekliği üç-üç buçuk
metre olmalıdır. Tavanın çok yüksek olması ekonomik ve akustik yönden
uygun olmamaktadır. Isıtılması ise güç olmaktadır.
- Binanın tavanı açık renk bir boyayla
boyanmalıdır.
- Duvarlar kolay temizlenebilir yağlı
boya veya yıkanabilir duvar kağıtları ile kaplanmalıdır.
- Duvarlar ses ve ısı kaybına karşı
yalıtımlı olmalıdır.
- Duvarlarda kullanım amacına göre yumuşak
ve dinlendirici pastel renkler veya yerine göre canlı ve parlak renkler
kullanılmalıdır.
3) Binanın
Bölümleri Ve Özellikleri:
Okul öncesi eğitim kurumu olarak düzenlenen
bina şu bölümlerden oluşmalıdır:
A) GİRİŞ: Ön girişte, çocukların binaya gelişleri ve gidişleri için
saçaklı ve korunmalı bir kapı bulunmalıdır. Böyle bir kapı, çocukların yağmurlu
ve karlı havalarda geliş ve gidişlerinde korunmalarını sağlar. Girişte,
çocukların ailelerini, ailelerin çocukları bekleyeceği bir salon olmalıdır.
Binanın girişi hoş görünür bir şekilde düzenlenmeli ve oyun odasına doğrudan
giriş olmalıdır.
B) BÜRO: okul öncesi eğitim müdürü için büro bulunmalı. Bu büroda
yönetim işleriyle ilgili evrak ve dosyaları koymak için yeteri kadar dolap,
sandalye ve masa bulunmalıdır.
C) OYUN ODALARI: Binada, çocuk sayısına uygun bir şekilde düzenlenmiş oyun
odaları bulunmalıdır. Oyun odalarının büyüklüğü binadan binaya değişiklik
gösterebilir. Ancak oyun odasının büyük olması tercih edilen bir özelliktir. Bu
özellikteki oyun odası çocukların rahat hareket etmelerini sağlar. Çevre
uyarıcıları bu alanda istenilen şekilde düzenlenir. Çeşitli etkinliklerin
yapılmasına imkan sağlar. Oyun odalarından bahçeye kolayca çıkılmalıdır. Oyun
odasının yakınında duvara sabitleştirilmiş her çocuk için vestiyer
bulunmalıdır.
D) DİNLENME ODASI: Oyun odasını yanında, dinlenme ve uyku için gerekli
yatakların bulunduğu bölümdür. Uyku ve dinlenme için ayrı bir bölümün bulunması
şart değildir.
E) MUTFAK: Sağlık kurallarına uygun, çocuk sayısının ihtiyacını
karşılayacak büyüklükte bir mutfak olmalıdır.
F) TUVALET VE LAVABO: Binada çocukların sayısına be boylarına uygun tuvalet ve
lavabolar bulunmalıdır. Tuvalet ve lavabolara oyun odasından kolayca
geçilebilmelidir. Okul öncesi eğitim kurumundaki personele ait tuvalet ve
lavabolar da bulunmalıdır.
G) DEPO: Okul öncesi eğitim kurumlarında araç-gereçlerin konulduğu
genel bir depo ile her oyun odasına ait bir depo bulunmalıdır.
4) Bahçe
Düzeni:
Bahçe çocuklar
açısından okul öncesi eğitim kurumlarının en önemli bölümlerinden biridir. Açık
hava oyunları çocuğun gelişiminde etkin rol oynamaktadır. Bu nedenle bahçenin
iyi düzenlenmiş olmasına ve iyi seçilmiş araç gereçlerle donatılmasına dikkat
edilmelidir. İdeal bir bahçenin büyüklüğü kurum binasının kapladığı alanın en
az iki katı büyüklüğünde olmalıdır. Bahçenin büyüklüğünde çocuk sayısı da
dikkate alınmalıdır.
Bahçece çim alanlar, ekime uygun toprak alanlar, beton yollar ve kum
havuzu ve ağaçlar bulunmalıdır.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDA GÖREVLİ PERSONEL
Okul öncesi eğitimde personel önemli bir yer tutar.
Eğitimde başarının sağlanmasında personele büyük görevler düşer.
A)Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Bulunması Gerekli
Personelin Özellikleri,
Görev ve Sorumlulukları:
Okul öncesi eğitim kurumlarında görevlendirilecek
personelin sayısı ve çeşidi okulun büyüklüğüne, fiziksel koşullarına, araç
gereçlerin kullanım kolaylığı ya da zorluğuna göre farklılık gösterir.
Genellikle okul öncesi eğitim kurumlarında şu personel görev yapar:
1) Yönetici
2) Öğretmen
3) Yardımcı Öğretmenler
4) Sağlık Personeli
5) Sosyal Hizmet
Görevlisi
6) Memur
7) Hizmetli
8) Ahçı
1) YÖNETİCİ: Okul öncesi eğitim kurumunun tüm çalışmalarından ve
gelişiminden sorumlu kişidir. Okul etkinliklerinin ana hedefe ulaşması,
yöneticinin bilgi, deneyim ve sağduyusu ile beslenen otoritesiyle elde
edilebilir. Kurum yöneticisi, bu alanda yüksek öğrenim görmüş olmalı ya da
deneyimli öğretmenler arasından seçilmelidir.
İyi bir yöneticinin özellikleri ve görevleri
şu şekilde sıralanabilir:
- Alanında gerekli akademik kariyere
sahip olmalı,
- Ruh ve beden sağlığı yerinde olmalı,
- Bilgili ve kültürlü olmalı, okul
öncesi eğitim öğretmenlerinin kişisel gelişimlerine katkıda bulunmalı,
- Öğretmenlerin gereksinimlerini anlayıp
değerlendirmeli, onlara karşı saygı duymalı, sevmeli,
- Konusu ile ilgili yayınları izlemeli,
öğretmenlerine örnek olmalı,
- Diğer yöneticiler ile diyalog halinde
olmalı,
- Demokrat ve hoşgörülü olmalı,
- Çocukların bireysel özellik ve
ihtiyaçlarına ağırlık veren bir ortamın yaratılmasını sağlamalı,
- Personelin sorunlarına anlayışla
yaklaşmalı, çözüm bulmalı, herkesin görevini severek yapabilmesi için
mutlu bir ortam hazırlamalı,
- Okul öncesi eğitim için belirli
aralıklarla okulun işleyişi ve öğrencilerle ilgili toplantılar
düzenlemeli,
- Okul-aile işbirliğinin sağlıklı
yürüyebilmesi için gerekli ortamı sağlayabilmeli,
- Okul öncesi eğitimde uygulanacak
plan-program denetlenmeli, gerekli düzeltmeler yapmalı,
- Günlük çalışmaların düzenli ve
zamanında yapılması için tüm personelin birbirini destekleyecek biçimde
çalışmasını sağlamalı,
- Her konuda dikkatli ve uyanık olmalı,
- Davranış biçimi ile çalışanlara ve
çocuklara örnek olmalı,
- Yetkilerinin ve sorumluluklarının
bilincinde olmalıdır.
2) ÖĞRETMEN: Okul öncesi öğretmeni gruplardaki çocuklara en yakın ,
okulun
öğretim ve eğitiminin sorumlu kişidir. Çocuk
için öğretmen öğreten, seven, dostluk gösteren, kısacası günün büyük bir
bölümünde kendisinin ve arkadaşlarının ihtiyaçlarını yerine getirmek için
çalışan bir insandır. Öğretmen öğrenim sürecinin temel öğesidir. Okul
eğitimcilerin kalitesi ile orantılı olarak değer taşır. Öğretmen bilgilerinin
sürekli yenilemeli ve zenginleştirmelidir. Öğretmen çocukla oynayan, şarkı
söyleyen, sevinen, üzülen bir arkadaş olmalıdır. Öğretmen çocuk için model
teşkil ettiğinden, görünümüne, davranışlarına ve düşüncelerine dikkat
etmelidir. Öğretmen sınıf içinde olumlu modeller sergilemeli, olumsuz modelleri
ise görmemezlikten gelmelidir.
Okul
öncesi eğitim kurumlarının görevleri arasında yer alan aileye destek
çalışmalarında öğretmen etkili olmaktadır. Okul öncesi eğitim öğretmeni,
çocuğun aile dışında karşılaştığı ilk yetişkindir.
Okul
öncesi eğitim etkinliklerinin amaçlarına ulaşması, herkesten ve her şeyden daha
çok öğretmenin kişilik yapısına, öğretim teknikleri konusundaki bilgisine ve bu
teknikleri uygulayışındaki esnek tutuma bağlıdır. Öğretmen okul öncesi eğitim
konusunda yüksek öğretim görmüş olmalıdır.
Öğretmenin
özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
- Mesleğini bilinçli olarak seçmeli,
- Mesleki bilgiye sahip olmalı,
- Sabırlı, şefkatli, canlı, hareketli,
güler yüzlü, sevecen ve ilgili olmalı,
- Çocukları, insanları sevmeli, ruh ve
beden sağlığı yerinde olmalı,
- Çocukların ilgi ve ihtiyaçlarını, yaş
ve gelişim özelliklerini bilmeli,
- Genel kültür bilgisine sahip olmalı,
- Yeniliğe ve değişikliğe açık olmalı,
- Diğer okullardaki öğretmenlerle
iletişim içinde olmalı,
- Özel eğitime muhtaç çocukları
belirlemeli ve bunların eğitimi için ilgililerle işbirliği yapmalı,
- Türkçeyi doğru ve güzel konuşup
yazmalı,
- İnsan ilişkilerinde başarılı olmalı,
- Çocukları, gelecekte yaratıcı,
araştırıcı, çalışmayı seven bireyler olması için desteklemeli,
- Çocukların gelişim düzeylerine uygun
program hazırlamalı ve uygulamalı, programın sonuçlarına göre uygun
gelişimsel değerlendirmeler yapabilmeli,
- Düzenli ve tertipli olmalı,
- Yaratıcı olmalı,
- Ailelerle işbirliği içinde olmalı,
- Alanı ile ilgili yayınları takip
etmeli, seminer ve kurslara katılmalı,
- Öğrencileri tanıma tekniklerini iyi
bilmeli, gerekli dosyaları tutmalı ve sonuçlandırmalı,
- Çocukta güven duygusunu
geliştirebilmeyi, çocuğun olumlu benlik geliştirmesini desteklemelidir.
3) YARDIMCI ÖĞRETMEN: Yardımcı öğretmenin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
- Çocukları sevmeli,
- Öğretmene her fırsatta yardımcı
olmalı,
- Çocuklara kendisini kabul
ettirebilmeli,
- Öğretmen-idareci ve diğer personelle iyi
ilişkiler içinde bulunmalı,
-
Kalıcı Bağlantı
(yok) Yorum yaz!
28/3/2008 · Kategori: AYIN KONUSU
GEMS Nedir?
GEMS – Great Explorations in Math and Science (Fende ve Matematikte Büyük Araştırmalar) – heyecan verici etkili fen ve matematik etkinliklerini sınıflara taşıyan kaliteli ve esnek bir ders programıdır. Fermuarlı bir çanta içinde gerçekleşen kimyasal tepkimeden dev boyutlu sabun köpüklerinin oluşturulmasına, uzaydan geldiği söylenen garip yeşil bir maddeden güneş ısısı deneylerine kadar bütün GEMS etkinliklerinin amacı, temel bilimsel kavram ve yöntemleri açıklarken hayal gücünü etkilemektir. İlk olarak Lawrence Bilim Merkezi’nde geliştirilmiş ve ardından ülke çapında yüzlerce öğretmen tarafından sınanmış olan GEMS öğretmen kılavuzları, öğretmenlerin en çok fayda sağlayabileceği şekilde güncelleştirilmektedir.
GEMS etkinlikleri, kolayca elde edilebilen, ucuz malzemelerle gerçekleştirilir ve özel bir fen ya da matematik eğitimi almış olmanızı gerektirmez. Öğretmen kılavuzlarında, her bir ünitede kullanılacak malzemeler hakkında ayrıntılı bilgi verilmekte ve etkinliklere nasıl hazırlanılması gerektiği anlatılmaktadır. Ünitelerin işlenme süreleri öğrencilerinizin durumuna bağlı olacaktır, ama önerilen süre 2 – 12 derstir. Ortalama bir ünitenin hangi sınıflar için önerildiği belirtilmektedir. Üniteler anasınıfından başlayarak onuncu sınıfa kadar kullanılabilmektedir. Bununla beraber, birçok öğretmen, etkinlikleri daha küçük ya da daha büyük öğrencilere uyacak şekilde değiştirmiştir.
GEMS üniteleri, fen bilgisi eğitiminde “gözetimli keşif” yönteminin en iyi yönlerini yansıtmaktadır. Gözetimli keşif yöntemi bireylerin öğrenime doğrudan katılımını vurgular. Bu tür etkinlikler, sadece ders kitaplarının kullanıldığı yönteme oranla daha fazla güdülenme yaratmakta ve bilim adamlarının gerçekte ne yaptığının daha gerçekçi bir şekilde anlaşılmasına katkıda bulunmaktadır. Daha da önemlisi, GEMS etkinlikleri öğrencilerin temel fen ve matematik kavramlarını anlamalarını ve günlük yaşamlarında gerek duydukları sorgulama alışkanlığını edinmelerini sağlamaktadır. GEMS “Bilim Şenliği Öğretmen Kılavuzları” sınıflarda gerçekleştirilebilecek bir dizi gösteriyi anlatmaktadır. Öğrenciler, ön planda oldukları rahat bir ortamda, belirli tek bir sonuca ulaşmalarının gerekmediği araştırmalarda görev almaktadır. Bilim şenlikleri okullarda ve kamuya açık alanlarda büyük gruplara yönelik olarak da düzenlenebilmektedir.
GEMS Projesinin Amaçları Nelerdir?
GEMS Projesi şu amaçları gerçekleştirmek için etkinliğe dayanan bir yöntemi kullanmaktadır:
- Bağımsız öğrenen ve eleştirel düşünebilen bireyler yaratmak.
· - Öğrencilerin fen ve matematikteki öncü kavramları anlamalarını sağlamak.
· - Temel fen ve matematik becerilerinin önemini göstermek.
- Fen ve matematiğe karşı olumlu bir tutum edinilmesini sağlamak.
Hiç kuşkusuz bunlar ülkedeki birçok iyi öğretmenin de amaçları arasında yer almaktadır. Bu tür sonuçlara ulaşmak, en deneyimli fen bilgisi öğretmenleri için bile oldukça zorlayıcıdır. Bu kitap, bu amaçlara ulaşmak için çalışan sizlere, GEMS öğretmen kılavuzlarından daha çok faydalanabilmeniz için öneri ve bilgiler sunmaktadır. Bu kitabı herkes için daha da faydalı kılabilecek şekilde geliştirebilmemiz için yardımlarınızı bekliyoruz.
GEMS Yöntemi
Tasarımları gereği GEMS etkinlikleri eylemle başlar. Kavramlar, öğrenciler konuyla tanıştıktan ve konu hakkında bir fikre sahip olup soru sormaya başladıktan sonra tartışılmaktadır. Önce yapıp sonra açıklamak şeklindeki bu yöntem, öğrencinin kendiliğinden harekete geçmesini, konunun temelindeki kavram ve fikirleri anlamak için gereken deneyimi edinmesini ve eleştirel düşünmesini sağlamaktadır. İdeal olarak öğrencileriniz, bu etkinliği gerçekleştirerek anlamalarını istediğiniz kavramlara sorularıyla kendiliklerinden yönelecektir.
GEMS etkinlikleri öğrencilerin kendi başlarına buluş yapmalarına olanak tanımaktadır ve öğretmen kılavuzları size bu süreci destekleyip vurgulayan yöntemler önermektedir. Sizin kılavuzluğunuzdaki öğrenciler, sorgulamayı ve sonuç çıkarmayı öğrenerek daha iyi dünya modelleri oluşturacaktır. Bu gözetimli keşif yöntemi kısıtlı ders süresi içinde kavramları öğretmeniz ve işlem becerileri edindirmeniz için pratik bir yöntemdir.
GEMS yöntemi sadece fen bilgisindeki işlem becerilerinin ve kavramların bir listesi değildir. Yaklaşım da önemlidir. Birçok öğrenci, lise çağına ulaştığında fen öğrenimi görmek isteyip istemediğine ve fende başarılı olup olmayacağına karar vermiş durumdadır. Her GEMS etkinliği öğrencilere fen bilgisinin eğlenceli olduğunu ve bilim yapabileceklerini göstermek için tasarlanmıştır. Bu yaklaşım, genel olarak bilime karşı olumlu bir görüş açısı yaratmak açısından olduğu kadar, öğrencilerinizin etkinlikler sırasında daha kapsamlı düşünmelerini sağlamak açısından da önem taşımaktadır.
Bütün fen eğitimi programları belirli bir bilim görüşünü anlatır. GEMS etkinlikleri, bilimin yapısına ilişkin şu düşünceleri aktarmak için tasanlanmıştır:
· Bilim sorgulamadır. Adli Tıp Kimyası’nda sorgulama bir hareket noktasından başlar: “Bu fidye notunu yazmak için hangi kalem kullanılmış?” Ooblek: Bilim Adamları Ne Yapar? dersinde öğrenciler hem sıvı hem de katı gibi görünen bir maddeyi araştırırlar. Öğrenciler doğal olarak, “Bu madde katı mı, yoksa sıvı mı? Dokunduğumda sert olmasına rağmen nasıl bu kadar akışkan olabiliyor? Bulunduğu yerden kaldırmaya kalkışırsam neler olacak?” gibi sorular sorarlar.
· Bilim araştırmadır. GEMS etkinlikleri öğrencilerin kendi araştırmalarından doğan sorulara yanıtlar bulmasına kılavuzluk etmektedir. Öğrenciler, Balık Alanları Çizimi dersinde, sınıftaki akvaryumun ekolojik yapısını araştırmak için sistemli bir örnekleme tekniği kullanırlar. Kağıt Havlu Sınaması dersinde, hangi marka kağıt havlunun daha dayanıklı olduğunu bulmak için kendi deneylerini tasarlarlar.
· Bilim ortak bir girişimdir. GEMS etkinlikleri, öğrencilerin takım halinde çalışmasını, bütün takımların deneyimlerine dayanan sonuçlar çıkartmasını ve bilimsel toplantılar düzenlemesini sağlayarak bilimsel gayreti harekete geçirmektedir. Örneğin Kovan Vızıltısı’nda ilkokul öğrencileri sınıfta bir arı kovanı yaparlar. Köpük – Bilim’de takımlar halindeki öğrenciler deterjan köpüklerinin çapını ölçer ve hangi marka deterjanın en büyük köpük balonunu çıkardığını saptamak için sınıf ortalamasını hesaplarlar. Lahana Kimyası’nda ev içindeki kimyasal maddeleri sınıflamak için bir toplantı düzenlerler. QUADICE bir takımdaki öğrencilerin diğer takımdakiler karşısında strateji geliştirmek için birbirlerine yardımcı oldukları ortak bir matematik oyunudur. Grup Çözümleri’nde, öğrenciler dört kişilik takımlar halinde, ancak hep birlikte çalışırlarsa çözebilecekleri problemlerin çözümünü bulmaya çalışırlar.
· Bilim dünyanın anlamını bulmaktır. Bir bilim adamının amacı, olguları keşfetmek için sorulara yanıtlar bularak doğaya ve dünyaya gittikçe daha çok benzeyen modeller oluşturmaktır. GEMS üniteleri, öğrencilerin sorular sormasına, bu sorulara yanıt vermesine ve daha kapsamlı düşünsel modeller oluşturmasına yardımcı olan temel kavramları anlatmaktadır. Örneğin, Dünya, Ay ve Yıldızlar öğrencilerin dünyayı bir küre olarak algılamalarını ve bu modeli, ayın niçin biçim değiştirdiği ve dünyanın diğer tarafındaki insanların niçin düşmediği gibi soruları yanıtlarken kullanmalarını sağlamaktadır. Sıvı Araştırmaları’nda öğrenciler sıvıların özelliklerini öğrenerek maddeleri ve madde sınıflandırmalarını anlamaktadır.
Bilim Eğitimi Stratejileri
Sorular Niçin Bu Kadar Önemlidir?
Öğretmenler değişik nedenlerden ötürü soru sorarlar. Öğrencilerin belirli bir konu hakkında o anda neler bildiklerini veya neler düşündüklerini bilmek isteyebilirler. Gördükleri, işittikleri, öğrendikleri şeylerin bazı özellikleri üzerinde dikkatlerini yoğunlaştırmaları için soruları kullanabilirler. Sorular aynı zamanda öğrencilerin sınıftaki deneyimleriyle diğer deneyimleri arasında bağlantı kurmalarına yardımcı olarak hatırladıkları diğer bilgi ve düşüncelerle işlenen konu arasında ilişki kurmalarını sağlamaktadır. Sorular öğrencilere kendi kendilerine mantık yürütme, gerçeklerle düşünceleri birleştirme ve sonuç çıkarma ya da kuram oluşturma fırsatı tanımaktadır. Soru sormakla bilimin en önemli aşamalarından biri olan kendi düşüncelerimizin ve sonuçlarımızın sorgulanması modelini de oluşturmaktayız.
“İyi” sorular sormayı öğrenmek eğitimin en zorlayıcı yönlerinden biridir. İyi sorular konusunda hepimizin katılabileceği bazı düşünceler şunlardır: Bir tek yanıtı olmayan, “Niçin Ooblek’in akışkan olduğunu düşünüyorsun?” gibi sorular, belirli bir tek yanıtı olan “Sıvının tanımı nedir?” gibi sorulara oranla öğrencilerin yaratıcı düşüncelerini daha çok desteklemektedir. Bazı sorular daha kapsamalı düşünmeyi gerektirmektedir ve böylece öğrenciler incelemeye, değerlendirmeye ve bilgileri yeni bir yolla birleştirmeye zorlanmaktadırlar. Diğer sorular sadece bilgi isterler. Her sorunun kendine göre bir yeri vardır.
GEMS etkinlikleri öğrencilerin daha kapsamlı düşünmesini sağlayan uygun sorular önermektedir. Ama siz yine de sık sık, öğrencilerin söylediği ve yaptığı şeylere karşılık sorular oluşturmak zorunda kalacaksınız. Bir öğrenci size bir soru sorduğunda genellikle ilk strateji, “Bu iyi bir soru. Sen ne düşünüyorsun?” demektir. İkinci strateji, diğer öğrencilere düşüncelerini sormaktır. (Tanıdığımız bazı öğretmenler bütün öğrencilerin sorularını öğretmene sormadan önce, sıralarında birbirlerine sormalarını rahat sorgulama yapmakta ve düşüncelerini netleştirmek için kavramları daha rahat açıklamaktadır. Bir ortaklık oluşturulduğunda, kendi içlerinde türdeş olmayan küçük gruplar, bireysel farklı göz önünde bulundurmadan, diğerlerine karşı olumlu tavırlar sergilemektedirler.
MATH THEIR WAY
Oyunla matematik programı. California Üniversitesi’nin desteklediği anaokulundan 6. sınıfa kadar matematik eğitiminde öğrencinin çalışmaya katılımını sağlayan aktif matematik eğitimi sağlamaktadır. Küçük yaşlardan itibaren sayı kavramı ile tanışma, karşılaştırma yapma, gruplama yapma, tahminde bulunma, dizi, seri oluşturma, işlem özelliklerini anlama gibi matematikteki temel zihinsel süreçleri göz önüne alarak etkinlikler hazırlanmış.Aktiviteler Amerika’daki merkezden öğretmenlere atölye çalışmaları düzenleyerek öğretilir, özel malzemelerle etkinlikler yapılır.Gems fen-matematik programı ile birbirini tamamlamaktadır.Özellikle 1. ve 2. sınıf öğrencileri matematik kavramları ile yeni tanışacağından bu program hem öğrencilerin matematikten zevk almalarını sağlamakta, hem de daha sonraki eğitimlerinde matematiğe karşı olumlu bir tutum edinmelerinin sağlamaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığının bütün okullarda uygulanan yeni matematik programı malzemeleri ve hedefleri ile uyuşmaktadır. Bu program aktiviteler konusunda öğretmenleri y bilgilendirebilir ve yöntem konusunda yardımcı olabilir. Programla ilgili uygulamalar sonucuna göre aktiviteye dayalı matematik eğitimi öğrencilerin temel kavramları doğru anlamalarına, 4 işlem becerisinin gelişmesine ve matematik dersinin çok sevmelerini sağlamaktadır.
Kalıcı Bağlantı
(3) Yorum yaz!